1. Dünya Dili Nedir? Bir Genç Yetişkinin Dil ve Bağlantı Arayışı
Giriş: Kayseri’de Bir Yıldız Geceyi Beklerken
Kayseri’nin o soğuk, sessiz gecelerinde yıldızlar bir başka parlıyor. Belki de bu şehri sevme nedenim budur: Her gece gökyüzü bana konuşur gibi gelir. O eski taş evlerin arasından, az sonra kaybolacak o ışıkların peşinden, bazen bir tek ben yürürüm. Yalnız ama aslında hiç yalnız değilmişim gibi hissederim. Bu yazıya başlamadan önce, geceyi hatırlamaya çalıştım. Kafamda bir anı belirdi; üzüntülü ama derinden anlamlı bir anı.
Bir dil varmış gibi hissediyorum… ve aslında bir dilin ne olduğunu hiç anlamadığımı fark ediyorum. “1. dünya dili nedir?” diye sorarken, bu sorunun tüm yönlerini anlayamayacak kadar karmaşık bir şey olduğuna kanaat getirdim. Ama içimde bir merak var, ya da belki de kaybolmuş bir şeyleri bulma çabası. Bir dilin, sadece sözcüklerden ya da gramerden ibaret olmadığını bildiğimi fark ettim.
—
1. O An, O İhtimallerin İlk Kez Karşıma Çıkışı
Bunu her zaman hatırlayacağım: Gece, bir kafede oturuyordum. Kayseri’nin o bilindik, sokakları döngüsel şekilde dolaşan çayırlık sokaklarından birinin kenarında, evet, her şey başlamıştı.
Gözlerimi gözlüğümün arkasına gizlemeye çalışıyordum; ama kimse fark etmiyordu. Her şey yavaşça, o an, içinde barındığı o farklı dünyayı takmamaya başlamıştım. Bunu hep yazarım: “Yağmurlu bir günde terk edilmiş bir yer gibi hissediyorum, gözlerim yalnız.”
Ve sonra, birden karşımda bir kadın belirdi. Gözleri ve gülümsemesi beni uyandıran bir enerji gibiydi. Konuşmaya başladık ve sohbet ederken birden bana sormaya başladı:
— “Seninle nasıl iletişim kurabiliriz?”
Hiç düşünmeden cevap verdim:
— “Dil aracılığıyla.”
O kadar netti ki… Peki ya bu dil neydi? Bunu o anda bilemiyordum.
—
2. Bir Dil, Bin Duygu: “1. Dünya Dili” Ne Olabilirdi?
Düşünüyorum: Belki de bu kadının bana sorduğu soru, bana bir şeyleri hatırlatmaya çalışıyordu. Bir dil sorusu, yalnızca pratikte değil, duygularda da ne kadar önemli olabilirdi? Bir dilin, sadece anlatmak için değil, anlamak için de önemli olduğunu hiç düşündünüz mü? O kadın bana sürekli bir dil sorusuyla gelip, gözlerimin içini görmeye çalışıyordu; hem de hiç düşünmeden. O an, bir dilin bazen sadece kurallarına uymamakla kalmadığını, asıl amacının bağlantı kurmak olduğunu hissettim.
Ve şimdi düşünüyorum:
1. dünya dili nedir?
Acaba, sadece kültürel mirası taşımak, evrensel bir dilde anlam üretmek midir? Belki de dünya, bizi çok farklı şekilde birleştiren o dilin sınırlarını aşmak, başka insanların kalbine, iç dünyasına girebilmek için bir anahtara ihtiyacımız vardı. Bunu fark ettim. Sadece kelimelerle değil, gözlerimizle, jestlerimizle, içsel konuşmalarımızla da bir dil var. Ve bazen bir dil, yalnızca anlaşabilmek değil; birbirini anlamak içindir.
—
3. Konuştuğumuzu Zannetmek: Yağmur, Sessizlik ve İçsel Dil
O kadınla geçirdiğim o birkaç saat, bana hayatımın bazı gerçeğini açtı. Ama saatler geçtikçe, o sorunun ardında başka bir şeyin durduğunu fark ettim. Bağlantı kurmak için, aslında dilin sadece kelimelerden ibaret olmadığı, içsel bir yolculuk olduğunu anlamaya başladım. Yağmur yağıyordu, kafedeki camdan dışarıyı izlerken, bir anda gözlerimde bir boşluk oluştu. Hiçbir şey söylemedik, ama sesimle ilgili endişelendiğimi fark ettim. Sadece duyguları paylaşıyorduk; bazen kelimelere dökülmeyen bir anlayış vardı.
O an anladım: İletişimin temeli bazen derin bir duyguda, bazen sessizlikte de olabilir. Bazen dilin en güçlü hali suskunluktan gelir.
O gece, Kayseri’nin sessizliğinde, içimden bir şeyler sıcacıktı. Bir dilin gücünü, kelimelerle değil, bir kişinin bakışlarıyla, ellerinin hareketleriyle ya da sesindeki tınılarla hissedebiliyordum. İnsanların ruhunda bir dil vardı. Bu, sadece anlam yaratmakla kalmıyor, bir bağlantı kuruyordu.
—
4. Sonra, O Yıldızlar Gibi: Duygusal Bir Bağlantı
O gece, belki de uzun yıllar boyunca hatırlayacağım bir şey fark ettim: Duygusal bir dil var ve bu, her zaman kelimelerle tanımlanamayacak kadar geniş ve karmaşık. Duyguların büyüklüğü, insanın iç dünyasının genişliği, hepimize ait bir dilin, belki de tek bir doğru dilin olmadığını gösteriyor. O kadınla geçen birkaç saat boyunca, kelimeler bile bana anlam kazanmam için yetmedi. Hissettiğim şey, kelimelerle anlatılamazdı.
Ve sonra, yıllardır düşündüğüm o soruyu sonunda kendime sordum: “1. dünya dili nedir?”
Acaba o kadınla kurduğumuz iletişim, bir dilin gücünü anlamaya başlamamla mı mümkün oldu? Bütün hayatımda, dilin sadece insanların birbiriyle iletişim kurmak için kullandığı bir araç olduğunu düşünmüştüm. Ama gece sonunda fark ettim ki, dil, bazen kelimelerden de öte, birbirine yakın olmanın ve anlamın şekli olabilir. Hadi gel, biraz daha yakın olalım.
—
Sonuç: Bir Dil ve Bir Dünya
1. dünya dili nedir?
Kelimelerle açıklamak zor, ama en basitinden söyleyeyim: Bu dil, anlamın ötesinde, bağ kurma arzusunun en saf hali olabilir. Belki de herkes kendi dilini bulmalı. Herkesin dilinde, herkesin dünyasında farklı bir anlam var. Bir dilin, sadece anlaşılmak değil, anlatılmak ve yapılmak için de var olduğu bir evrende yaşıyoruz. Kimi zaman, içindeki anlamı paylaşmak için sadece gözler yeter.